25 Ekim 2009

Her Sene Olan Şey Bu (Mu?)

Galatasaray, son 10 sene olduğu gibi Fenerbahçe deplasmanından kazanamadan döndü. 10 senedir olan şey bu. Ama 10 senedir olan şey sadece bu değil. Diğer şeyler beni bu yenilgilerden çok çok daha üzüyor.

Galatasaray 10 senedir Saraçoğlu'na amatör takımla gidiyor. Bana koyan yenilgi değil, bu. Futboldan ne kadar anlıyorum, kim benden az biliyor, çok biliyor onu bilmem. Bugün gördüğüm olay şu: Galatasaray resmen bir amatör lig takımının kalecisine kalesini emanet etmiş, önüne Papua Yeni Gine liginin orta sıra takımlarından birinden aldığı iki stoperi yerleştirmiş.

Ağır konuşucam. Mondragon, Orkun, Aykut, De Sanctis, Leo Franco. Ne farkeder ki kim olduğu? Kaç para aldığı, kaç paraya alındığı, tecrübesi, yeteneği önemli mi? Kadıköy'de o kaleye geçince bizim mahallenin bakkalından farkları kalmıyor. Peki neden böyle oluyor? Bu adamlar neden kapasitelerinin çok çok altına iniyor bu stadda? Birinde olsa, ikisinde olsa suçu onlara atardım. Ama hepsinde oluyorsa suçu onlara değil, kaleci çalıştırıcılarına, akıl hocalarına, en çok da yöneticilere atarım. Atıyorum da!

Öncelikle, kabul edin ey Galatasaray yöneticileri! Bu camiada böyle bir sorun olduğunu kabul edin. Galatasaray'ın Saraçoğlu'na çıktığında aciz, basiretsiz, amatör futbolculardan kurulu bir mahalle takımı haline dönüştüğünü kabul edin. Çünkü kabul etmek bu durumu sonlandıracak harekettir. Feldkamp, Skibbe, Rijkaard hiç farketmez. Aslında farketmesi lazım. Ama farketmiyor. Bu saatten sonra kimi getirirsen farketmez. Onların bu olayla alakası yok. Çin'de ilim bulup alıp gelse bile çözemezler bu işi. Farkında değiller lan çünkü. Onlar sanıyor ki Galatasaray sahaya Lincoln'le, İliç'le, Baros'la, Keita'yla çıkıyor. Aslında onların hepsi Hüseyin, Kemalettin, Abdurrahman, Murtaza. Bunu onlar göremez. Futbolcular da çözemez. Bunu çözecek olan yönetim!

Çok karışık yazdığımı düşünenler için şöyle bir toparlayayım.

Sorunlar:
1) Galatasaray'ın Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'na Galatasaray olarak çıkamaması.
2) Galatasaray'ın bu durumu kabul etmemesi.
3) Galatasaray'ın bunu çözmek için hiçbir şey yapmaması.

Bu üç sorunu çözmek için yapılacakları düşünmek benim yeteneklerim arasında değil. Kimin yetenekleri arasında? Bu da 4. sorun olur aslında. Bunu çözmek için futbolculara özel bir program uygulayacak, geçen seneki maçları seyrettirip en büyük olduğunu sanıp madara olan eski futbolcularımızı gösterecek, Saraçoğlu'ndaki atmosferi daha oraya çıkmadan yaşamasını sağlayabilecek biri, birileri olmalı. Varsa yapamadığı için kovulmalı. Yoksa derhal bulunmalı.

Galatasaray A.Ş. için pozisyonu ve iş tanımını ben vereyim. Gidip Kariyer.net'ten ilan versinler:
- Galatasaray'lı futbolcuların Fenerbahçe derbisine kendi yeteneklerini kullanabilecek bir psikolojide çıkmasını sağlayacak, oynadıkları kulübün futbol takımının hem Türkiye, hem de uluslararası başarılarda bu ülkenin en başarılısı olduğunu hatırlatacak, bireyselliğin(o da beceremedikleri bireysellik) değil, kollektifliğin ön planda olduğunu zihinlere işletecek, hatalarından ders almayı bilen, yenilgiyi kabullenen olmayıp, nedenlerini araştıran, askerlik sorunu olmayan, prezentabl takım arkadaşları arıyoruz. SSK, yol, yemek. Ücret dolgundur.

Böyle bir departman yok mu? Açın. Ulan kimsede yok böyle bir şey mi? E kimse bizim durumumuzda değil ki. Doktor mu olur, psikolog mu, akıl hocası mı, eski futbolculardan bir kolaj mı, hayat koçu mu, fahişe mi, ak sakallı dede mi? Onu da siz bulun. Ben size tüyoyu verdim.

BENİM TEK İSTEĞİM KENDİ TAKIMIMI İZLEMEK. DÜNYA YÜKÜYLE PARA VERİLEN, HER MAÇTA ŞOV YAPAN OYUNCULARIMI O SAHADA GÖRMEK. 6 YEMİŞSİN, 10 YEMİŞSİN, BÖYLE YE! BANA TAKIMIMI VERİN! BUGÜN SAHAYA ÇIKAN İKİZ KARDEŞLERİNİ DEĞİL!

BOŞUNA SEVMİYORUZ SENİ HARRY

Yemişim Derbisini, Bana Böyle Taraftar Lazım

Halis Taraftar Portreleri I - Mürüvvet Teyze ve Galatasaray from Ofansif on Vimeo.



Hagi'nin çocuğuna altın takmak için tesislere giden bir teyze düşünün. Hem de daha önce hiç oralara gitmediği halde, tek başına yollara düşmüş.

Ben Mürüvvet Teyze gibi taraftarların var olduğunu bilmek istiyorum en azından. Piskopat taraftar istiyorum. Piskopat taraftar deyince sadece kavga eden, ortalığı yakıp döken anlıyoruz. Hayır efendim, Mürüvvet Teyze gibileri de piskopat taraftardır. Kendini takımına öyle adamıştır ki oturup anlatınca şaşırıp kalacağınız anlar yaşamıştır. İşin mi yok? deriz ya, işte onu diyebileceğimiz adamlar, kadınlar, teyzeler :), işte onları seviyorum be!

Video ile ilgili bilgi edinmek isteyenler şuraya bakarak bunun ne olduğunu çözebilir.

Takım Otobüsüne Taş Atmanın Cezası Nedir?

Kahvaltı ederken televizyon izliyorum. Eskişehirspor taraftarı Beşiktaş otobüsünü taşlamış dünkü maç sonrası. Taşın isabet ettiği(aslında direkt hedef alındığı diyelim) yerlerden biri otobüsün ön camı.

Şimdi sadece Eskişehirspor taraftarı ekseninde değil, genel anlamda çoğu kulüp taraftarının kızıp yaptığı bu hareketle ilgili şunu sormak istiyorum: 30-35 (belki de daha fazla) kişilik bir kafileyi taşıyan otobüsün ön camını kırmasına ve çatlamasına neden olacak taşı atan kişi, seyir halinde olan o otobüsün şöförünün dikkatini dağıtmış olsa, şöför kontrolünü kaybetse, şarampole yuvarlansa ve otobüsün içindeki Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birinin futbol takımı oyuncularından vefat edenler olsa, o taşı atan taraftar cinayet suçuyla mı yargılanacak?

Dahası var. O taraftarın bu suçla yargılanması için o otobüsün şarampole mi yuvarlanması lazım?

Ne kolay iş taş atmak. Ne kolay iş taşı atan taraftara sadece "dağılın lan" diyen polis olmak. Onu ben de yaparım.

17 Ekim 2009

Futbolu Bıraktıracak Goller #17 - Balon Gol!

video

Konseptin ismi "Futbolu Bıraktıracak Goller", ama bence bu gol "Kuralları Değiştirecek Goller" adı verilecek bir konsepte cuk otururdu. Bir kalecinin dengesi bir balon yüzünden dağılıyor. O takım şu satırları yazarken son 5 dakikası oynanan maçta yenilmek üzere. Kaçan şey şampiyonluk, çünkü öyle bir lig ki bu Premier, iyi olanlar hiç kaybetmiyor. O seviyeye gelmek için çok uğraştı Liverpool. Geçen sene yaptı da. Fakat MANU hayvanına takıldı. Şimdi fırsatı yakalamışken, böyle gollerle yaşanacak puan kayıpları Liverpool taraftarını da, yönetimini de sinirlendirir. UEFA'ya okkalı bir itiraz yoldadır.

Bu olay Premier League için ya da dünya futbolu için yeni kararlar getirecek mi bakalım?

O balonu oraya atanın daa, o topu balonun üstüne vuranın daa.

Ben "5 dakika kaldı" cümlesindeyken maçta son dakikaya girilmiştir artık...

11 Ekim 2009

Golden Sonrası #8 - Eski Toprak Maradona

Dün Arjantin, Peru ile karşılaştı. Güle oynaya kazanacaklarını sanıyorlardı ki, kelle koltukta 90'a 1-0'la girerken yediler golü. Fakat 90+2'de geçen günlerde neredeyse orta sahadan kafayla gol atan Martin Palermo yazdı.

Hikaye golden sonra başlıyor :)



Ben böyle teknik direktör istiyorum. Tabi başarılı olanından. Maradona o konuda tırt. İyi amigo olur ama.



Youtube linki şöyle ki: http://www.youtube.com/watch?v=59BCmTt68iw&feature=player_embedded

03 Ekim 2009

Beşiktaş Her Yerden Gol Yiyor

Beşiktaş'ta işlerin kötü gittiğini söylemeye gerek yok aslında. Sahada kötü giden bir takım var, futbolcusu beğenilmiyor, paralar boşa saçılıyor, teknik direktörüne kızılıyor, yönetiminden nefret ediliyor. En son yumurta fırlatmalı bir olay da yaşanmış yanlış bilmiyorsam.

Bir tarafta bunlar olurken Beşiktaş başka bir yönden gol yedi. Biliyor musunuz? RTÜK, BJK TV'yi kapattı. Aynı şey Galatasaray'ın başına da gelmişti. Lisans sorunu. Esasında bu iki takıma bu işi düzeltmeleri için ek süre verilmiş. Fakat Beşiktaş yönetimi baklava yemekten bu sorunu halledememiş gibi görünüyor verilen süre içerisinde. Öte yandan GS TV açık olduğuna göre(açık di mi lan? hiçbir yerde kapandığını okumadım) Galatasaray yönetimi bu sorunu çözmüş.

Bir spor kulübü için önemsiz olduğunu söyleyenler çıkabilir ama, koskoca bir kulübün ismini taşıyan resmi televizyon kanalının bu şekilde bir şey yaşaması bence o takımın imajı açısından çok eksi bir puan. Aynı şeyi Galatasaray da yaşamıştı demiştim, o zamanları hatırlayın. Çok kötü bir durumdu. Öyle ki bazı Galatasaray taraftarları utanıp "Zaten hiç benimsememiştik bu kanalı" diyordu. Şimdi eminim onların hepsi GS TV izleyicisi. Neyse, o zamanları bir hatırlarsak, kurumsal konularda her yerden gol üstüne gol yiyordu Galatasaray. O zamanlardan iyi ders çıkardıkları şimdiki hallerine bakarak anlaşılıyor.

Bir Galatasaray taraftarı olarak dileğim, Beşiktaş'ın da bu zamanlarından iyi dersler çıkarmaması :)

http://www.ofansif.com/basin-yayin/spor-haberleri/besiktas-her-yerden-gol-yiyor/11214.aspx
 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.