Ana içeriğe atla

Beşiktaş'ın Üzerinde Oynanan Oyunlar

20 yıl önce, Galatasaray ve Fenerbahçe biraraya geldi ve "Bu Beşiktaş'ı aramıza sokmayalım." dediler. "Beşiktaş gelirlerimize ortak olmasın, biz büyüyelim, biz güçlü olalım, pastanın tamamını biz yiyelim." dediler. Sonra bu dertlerini Türkiye Futbol Federasyonu'na anlattılar. Onlar da "Hay hay, zaten biz de sevmiyoruz Beşiktaş'ı. Iyy pisler." dedi. Böylece senaryo yazılmaya başlandı. İsmi "Beşiktaş'ın üzerinde oynanan oyunlar!" Ses getirecek proje allahıma.

Senaryo için Kemalettin Tuğcu'ya gidildi. O da "hayatımın işi olacak!" deyip hemencecik yazdı. Hala raflarda yer almamasına ve vizyona girmemesine kızgın. Neyse, fikrini almak için Holivud'daki çoğu senaryoyu adam eden Robert Mckee'ye de gidildi. Kolay değil tabi, bu kadar yıl kimsenin anlayamayacağı, kimselerin görmeyeceği bir Beşiktaş kıyımı yapmak. İşin ehline gitmek lazımdı. Zaten harika yazılmış senaryoya öyle bir rehberlik etti ki Mckee, yıllar boyu Galatasaray ve Fenerbahçe bu işten ekmek yedi. Kol kola, kardeş kardeş sırayla şampiyon oldular. Şampiyonluk sayıları bile eşit: 17'ye 17. Filmi çekilse Oscar alacak iş oldu.

Kimse çözemedi, Beşiktaş bile çözememişti olayı. Her sene hüsran, her sene aynı terane. Hiçbir başkan, hiçbir teknik direktör anlayamadı. Arada bazıları "Noluyo lan?" der gibi oldu. Sonra yine uykuya yattı. Taaa ki Yıldırım Demirören'e kadar. Baştan beri anlamıştı o. Ve artık emin. Senaryoyu ele geçirdi ve hepsini basına anlattı.

Bir Galatasaray taraftarı olarak hem kendi kulübümü hem de kardeşimiz Fenerbahçe'yi burdan uyarıyorum. Senaryoya biraz ara verelim olm. Hadi yöneticilere ulaşamıyoruz, biz taraftarlar olarak Beşiktaş'la dalga geçmeyelim bir süre. "Şansız yenildiler be" falan diyelim. Yoksa bunlar da senaryo için Oliver Stone'ye gidecekler. Adam çok piskopat senaryolar yazıyor savaşlı falan.




Korkuyorum!

Yorumlar

Anıl dedi ki…
Demirören önce kendi kapısının önünü bir temizlesin ondan sonra başkalarına laf atsın, bahane bulsun, kıçından uydursun...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fotoşok Kewell!

Galatasaray Store yaz sezonu için t-shirtler yapmış. Az önce Galatasaray'ın resmi sitesinde okudum . T-shirtleri futbolcularımıza giydirip fotoğraflar çekmişler. Yalnız şu alttaki fotoda Harry Kewell'ın kafası bir garip. Bir tek bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bana bu fotoda photoshop yok dedirtemezsiniz. Işık bir farklı vurmuş, kafa diğerlerine göre farklı bir renkte. Bir de sol kolu kareye girmiş Kewell'ın. Kıllı mı o ne? Bu adamın kolunda kıl var mıydı? :) Bu arada t-shirleri beğendim. Kırmızıları da yapılsa daha iyi olurmuş ama. EDIT: Haberden kaldırılmış bu foto. Beni mi takip ediyorlar ne? :P

Blog İdman Yurdu'na Rakip Çıktı!

BloggerV.com adında blog yazarları için yeni bir ağ açıldı. Türkiye'nin tek blog reklam ağı diyebiliriz heralde. Blog yazarları siteye üye olarak sistemdeki reklamlardan istediğini bloguna ekleyebiliyor ve gelir elde edebiliyorlar. Bir futbol blogu yazarı olarak Blog İdman Yurdu 'na büyük saygı duyuyorum. Fakat yeni alımlarda yer alamadığım için BloggerV.com 'un benim için daha uygun olacağını düşünüyorum :) Şimdilik Tohum Otizm Vakfı'nın bannerlarını kullanabiliyoruz. O kadar güzel yapmışlar ki yazılarımın en tepesine ekledim kendisini. Site davetiye sistemi ile çalışıyor. Siteye giriş yapıp davetiye isteği yapabilirsiniz, ya da davetiyesi olan birinden yardım alabilirsiniz. Bende var mesela, isteyen var mı? :)

Yaratıcı Kapışmalar #1 - 4-1'in Ardından Downfall

Link: 4-1'in ardından downfall... Not: Galatasaraylıyım. Siz de benim gibi fanatikliğinizden sıyrılarak izleyin bunu. Şahane çünkü :)