Ana içeriğe atla

2. Hafta

Öyle bir haftasonu geçirdim ki, lig maçlarını görmeye mecalim yoktu. Üstelik bu hafta oynanan maçlardan birini tv'de, bir diğerini stadda izledim. Buna rağmen alakam yoktu bu hafta!

GALATASARAY
Galatasaray'dan başlayalım, hep yaptığım gibi. Galatasaray bu hafta Denizlispor'u ağırladı. Milli maç sonrası savunma hattı neredeyse komple yedekti. Bu doğru bir şey mi? Bence değil. Tabi şöyle bir soru da sorabiliriz; sahaya asların yerine çıkan stoperler kötü adamlar mı? Hayır. Ama stoper işi devamlılık işi, istikrar işi. Eğer bütün sene Servet-Gökhan Zan gideceksek onlar sağlıklı oldukları her an sahada olmalılar. Hala alışamadılar, asıl alışacakları yer lig maçları. Sağda Uğur Uçar zaten Sabri'yi kessin istiyoruz. Umarım Rijkaard da istiyordur. Soldaki Volkan Yaman'a hiçbir şey demiyorum. Rijkaard'a diyorum: Bu adam Hakan Balta'nın yedeğinin yedeği olmalı. Yani üçüncü tercih.

Keita'ya gelelim. Taraftar bu adama ne kadar tapacaksa o kadar küfür edecek. Sahadaki en bencil Galatasaray oyuncusu. Bunun nedeni de bence pas atmayı bilmemesi. O yüzden atmıyor, topla 3-4 kişinin arasına giriyor. Ne zaman pas atmak, orta yapmak istese pozisyonu bitiriyor. Farklı bir yenilgide günah keçisi olur bu adam. Ama ne olursa olsun Galatasaray'ın böyle bir oyuncuya ihtiyacı vardı. Bazı yönlerini maruz(mazur muydu ya da bilemedim) görmek lazım.

Arda Turan geçen haftaki maça göre biraz tutuk olsa da iyiydi, asıl tutuk olan Baros'tu. Umarım bu sene bir 2008-2009 sezonu Guiza'sı kazanmayız. Harry Kewell hiç oynamadı bence. Ama tecrübe konuştu. Maça çok büyük katkılar yapmış oldu.

TRABZONSPOR
Galatasaray'ın maçının bittiği gece(ki gece bitti, ne geç saatte oynandı öyle) metroda akan görüntülerden öğrendim bu maçın sonucunu. Genelin şaşırdığı gibi ben de çok şaşırdım. Şaşırmamın nedeni biri büyük takım biri küçük takım gibi yüzeysel bir bakış değil, Trabzonspor'u beğenmemdi. Kazalar olur ya her sene iyi takımlara, onlardan da olabilir. Göreceğiz.

Bir de insanların ağzında "Lazlar Kürtlere yenilmiş" lafı var. Eee?

FENERBAHÇE - SİVASSPOR
Bu hafta bu iki takım oynadığı için ikisini aynı anda yazacağım. Fenerbahçe'nin Sivasspor'u konuk ettiği maçı bir ton Fenerli aile eşrafıyla beraber izledim. Kanımca sıkı maç oldu. Maç öncesi evde bir "bu sene Sivasspor o Sivasspor değil, dağıldı" yorumları vardı. Ben anlamıyorum bunu. Ulan ligde bir maç yapmıştı bu takım, Fenerbahçe ile beraber ikinciyi yapacak. Anderleth'den fark yedi Belçika'da. Hani şu her sene avrupada olan Anderleth. Geldi en büyük silahı olan Sivas'ta babalar gibi yendi. Bu takım bu sene hiç haketmiyor bu lafları. En azından şimdiden. Ben Sivasspor'un Fenerbahçe karşısında oynadığı futbolu beğendim. Karşındaki takım Fenerbahçe, stad Saraçoğlu. Tabi ki Fenerbahçe daha atak oynadı, daha çok pozisyon buldu. Galibiyeti hakeden taraf Fenerbahçe idi. Ama Sivasspor da iyi mücadele edip 2-3 pozisyon bulabildi. Birini atsa maçın gidişatı değişir. Bir sorun var denecekse orda var denilebilir bak. Sivas'ın forvet hattında sorun var.

Fenerbahçe çok iyi pas yapan bir takım haline gelmiş. Öncelikle gözüme çarpan ilk oyuncu Emre Belözoğlu. Bu seneye çok formda girdi. Müthiş oynuyor. Onun bu formu milli takıma da olumlu yansıyacak diye düşünüyorum. Ayrıca Fenerbahçe'nin bu sene en etkili oyuncusu olacak derim. Bu senenin iyi işler yapacak forveti Guiza tutuktu. Her sağlam savunmaya karşı olduğu gibi. Bir Semih vardı ona ne oldu? Guiza böyle iken bile girmeyecekse yazık olacak kendisine. Stoperlere bakarsak, evet, bu takımın Lugano'ya ihtiyacı vardı. Anlaştılar. Önder'le olacak gibi değil.

Andre Santos'dan da bahsetmemek olmaz. Bu sene Fenerbahçe'ye sınıf atlatacak oyunculardan olacağı çok belli. Uluslarası çapta bir oyuncu. Attığı golün ise yılın golü olma potansiyeli var diyorum.

BEŞİKTAŞ
Ne görüntülerini izledim, ne de maç hakkında bir şey duydum. Sanırım etrafımda Beşiktaşlı sayısı az. Sadece Beşiktaş'ın 2-0 kazandığını ve nedenini çözemediğim bir şekilde maçın seyircisiz oynandığını biliyorum. Bir de Kızılay logosunun numaranın üstünde çıktığını. Güzel hareket!

Bu seferlik sadece bunlar olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fotoşok Kewell!

Galatasaray Store yaz sezonu için t-shirtler yapmış. Az önce Galatasaray'ın resmi sitesinde okudum . T-shirtleri futbolcularımıza giydirip fotoğraflar çekmişler. Yalnız şu alttaki fotoda Harry Kewell'ın kafası bir garip. Bir tek bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama bana bu fotoda photoshop yok dedirtemezsiniz. Işık bir farklı vurmuş, kafa diğerlerine göre farklı bir renkte. Bir de sol kolu kareye girmiş Kewell'ın. Kıllı mı o ne? Bu adamın kolunda kıl var mıydı? :) Bu arada t-shirleri beğendim. Kırmızıları da yapılsa daha iyi olurmuş ama. EDIT: Haberden kaldırılmış bu foto. Beni mi takip ediyorlar ne? :P

Blog İdman Yurdu'na Rakip Çıktı!

BloggerV.com adında blog yazarları için yeni bir ağ açıldı. Türkiye'nin tek blog reklam ağı diyebiliriz heralde. Blog yazarları siteye üye olarak sistemdeki reklamlardan istediğini bloguna ekleyebiliyor ve gelir elde edebiliyorlar. Bir futbol blogu yazarı olarak Blog İdman Yurdu 'na büyük saygı duyuyorum. Fakat yeni alımlarda yer alamadığım için BloggerV.com 'un benim için daha uygun olacağını düşünüyorum :) Şimdilik Tohum Otizm Vakfı'nın bannerlarını kullanabiliyoruz. O kadar güzel yapmışlar ki yazılarımın en tepesine ekledim kendisini. Site davetiye sistemi ile çalışıyor. Siteye giriş yapıp davetiye isteği yapabilirsiniz, ya da davetiyesi olan birinden yardım alabilirsiniz. Bende var mesela, isteyen var mı? :)

Yaratıcı Kapışmalar #1 - 4-1'in Ardından Downfall

Link: 4-1'in ardından downfall... Not: Galatasaraylıyım. Siz de benim gibi fanatikliğinizden sıyrılarak izleyin bunu. Şahane çünkü :)