11 Ekim 2008

Galatasaray Yönetimi


Galatasaray yönetimi kötü gidişin sorumlusu olarak Skibbe'yi değil, yardımcıları Ümit Davala ve Edwin Boekamp'ı suçlu buldu. Ve işlerine son verdi. Üstelik takım, rakiplerine bakarsak o kadar da kötü durumda olmamasına rağmen. Galatasaray yönetiminin bu kararını tetikleyen sene başında Şampiyonlar Ligi elemesini geçemememiz olabilir mi? Olabilir. Skibbe çok büyük bir testten geçemedi. Yönetimin sağlayabileceği en iyi kadrodur bu. Elemelerde takıldı. Peki Skibbe'yi göndermek mi lazımdı? Sene başı göndermek olmazdı. Malum, Galatasaray tarihinde kimsenin iki-üç maçla defterinin dürüldüğü görülmemiştir. İstikrar başarıyı getirir. Uefa'da gruplara kalınması herkesi sakinleştirdi. Ligde de 4 gollü galibiyetler gelince Skibbe kenardaki yerini korudu. Fakat Bursaspor yenilgisi Skibbe'ye gözdağı vermenin gerektiğini gösterdi. Mesaj şuydu: Bu takım başarılı olacak ve bunu sen başaracaksın. Galatasaray yönetimi Skibbe'yi sahiplendi ve suçu yardımcılarında buldu. Çünkü yönetim Skibbe'nin doğru hoca olduğuna inanıyor ve yardımcılarından destek alamadığını düşünüyordu. Doğru mu yanlış mı? O konuda benim gibi bence yönetim de çok kesin fikirlere sahip değildir. Fakat Skibbe'ye olan güvenlerini göstermek için, bir "silkelenme" ihtiyacını gidermek için, Skibbe'ye "hocam sen iyisin çevren kötü" deyip gazı vermek için kurban verilmesi gerekiyordu. Ve çok radikal bir kararla bu yapıldı. Bu kararın ne kadar doğru olduğunu kim söyleyebilir? Sanırım tektir: Zaman.

Teknik direktörün değil de, kötü gidişatta yardımcılarının suçlu bulunması ve takımı yöneten kişiye gerekli bilgileri düzgün verememeleriyle suçlanmaları ve akabinde işlerine son verilmesine ilk defa şahit oldum. Bu bakımdan da Galatasaray yönetiminin bu kararının ne kadar değişik olduğunu tekrar hatırlatırım.

Bu tip başka bir olay bilen varsa bizimle paylaşsın.

Hiç yorum yok:

 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.