29 Haziran 2009

Es Es Karan

Cristiano Ronald.. aman pardon Ümit Karan'ın imza töreni. Eskişehir'in heyecanı daha baştan belli.

Başkana dikkat! :)





kaynak: http://torinolu.blogspot.com/2009/06/umit-karann-imza-toreni.html

27 Haziran 2009

Futbolla Özdeşleşmiş Şarkılar #1 - Fearless

sourberry isminde Ekşi Sözlük yazarlarının yarattığı ve internetten yayın yapan bir radyo şeysi var. Bilmiyorsanız çok ayıp, hemen dinlemeye başlayın, programları inceleyin bakayım!

http://www.sourberry.org

Benim dinlediğim, dinlemesem bile DJ'lerinin özverili çalışmaları sayesinde ne olup ne bittiğini takip ettiğim birkaç program var sourberry'de. Onlardan biri de betty puf puf'un can verdiği Gökyüzünde Karpuz Kesen Kırgızlar. Sevgili diceyimiz bazı bazı konseptler oluşturuyor haftalık programı için ve programdan birkaç gün önce birkaç mecradan bunu duyurup, bu konuda bilgisi olanlardan katılım bekliyor.

Lafı çok uzattım reklam oldu yeminlen :) Olay şu. Geçen haftaki programının konusu "futbolla özdeşleşmiş şarkılar" idi. Çok hoşuma gitti konu, hemen not aldım kenara. Bu tam konsept canavarı baklavasına'ya göre bir konuydu! Velhasıl, dışarıda olduğum için programı dinleyemedim. Nasıl şeyler çaldı bilmiyorum. O yüzden bugünden itibaren kendi listemizi kendimiz yaratacağız.

Oh. Ne uzun oldu konuya giriş. İlk futbolla özdeşik şarkımızı vermeye geldi sıra. Aslında tam da öyle denemez bu şarkı için belki. Ne stadlarda çalınmıştır ne tv kanallarında bir takım için, bir lig için kullanılmıştır. Ama ben bu şarkıyı Liverpool taraftarıyla, You'll Never Walk Alone tezahüratıyla hatırlıyorum hep, başka bir yazımda da bahsetmiştim bu şarkıdan aslında. Bir şarkıyı futbolla ilgili güzel bir detayla hatırlıyorsam, o şarkı futbolla özdeşleşmiştir yahu dedim ve ilk şarkımın Pink Floyd'un Fearless şarkısı olmasına o an karar verdim.





Play tuşuna basıverin ve yazıları okumaya devam edin lütfen :)

Şarkıyı dikkatle dinlerseniz sözlerinin futbolla zerre kadar alakası olmadığını anlayacaksınız. Eee nedir bu şarkının olayı dediğinizi duyar gibiyim. Efenim, şarkının en başlarında ve özellikle sonunda çok tanıdık, müthiş bir şey duyacaksınız. Ne olduğundan az önce de bahsetmiştim. Liverpool'un You'll Never Walk Alone marşı. Özellikle en sonda bariz bir şekilde şarkının melodileriyle birlikte harmanlanıyor marş ve tek başına sesini yükseltmeye başlıyor. Sonuna kadar dinlemezseniz çok pişman olursunuz aman diyeyim. Haydi bakalım!

Bu arada şarkı sırf bu yüzden güzel değildir. Tek başına babalar gibidir maşallah. Buyrunuz sözleri ve Ekşi Sözlük'ten bir arkadaşın çevirisi;

you say the hill's too steep to climb
just climb it
you say you'd like to see me try
climbing
you pick the place and i'll choose the time
and i'll climb
the hill in my own way
just wait a while for the right day
and as i rise above the tree lines and the clouds
i look down
hear the sound of the things you said today

fearlessly, the idiot faced the crowd
smiling
merciless, the magistrate turns 'round
frowning
and who's the fool who wears the crown?
and go down in your own way
and every day is the right day
and as you rise above the fear-lines in his brow
you look down
hear the sound of the faces in the crowd

-------

tepenin tirmanilamayacak kadar dik oldugunu soyluyorsun, tirmanirken
beni denerken gormek istedigini soyluyorsun, tirmanirken
yeri sen sapta, zamanini ben belirleyecegim
ve tirmanacagim tepeye kendi yontemlerimle
yalnizca bir sure bekle dogru gunun gelmesini
ve ben yukselirken agac cizgisinin ve bulutlarin ustune
a$agiya bakacagim duyunca sesini
senin bugunku sozlerinin
korkusuzca kalabaliga bakti budala, gulumseyerek
zalim sulh hakimi arkasini donuyor, ka$larini catarak
ve kim o taci takan ahmak
ku$kusuz kendi yontemlerinle
ve her gun dogru olan gundur
sen yukselirken onun altindaki korku cizgilerinin ustune
a$agiya bakacaksin duyunca sesini kalabaliktaki yuzlerin

Bir sonraki Futbolla Özdeşleşik Şarkımızda görüşmek dileğiylen.

26 Haziran 2009

En Çok Taraftar Kimde?



"Bilyoner.com, 1 milyon üyesini kapsayan bir araştırmayla “Türkiye’nin Taraftar Haritası”nı çizdi.

Türkiye’nin 81 ilinde hangi takım taraftarlarının çoğunlukta olduğunu gösteren araştırmaya göre, 5 büyük ilden İstanbul ve Ankara’da en çok taraftarı olan takım Fenerbahçe iken; İzmir, Bursa ve Adana’da ise Galatasaray taraftarı çoğunlukta. Türkiye genelinde ise taraftarların %35’i Galatasaray, %33’ü Fenerbahçe, %20’si de Beşiktaş taraftarı.

5 büyük ilden İstanbul ve Ankara’da Fenerbahçe taraftarı çoğunluktayken; İzmir, Bursa ve Adana’da Galatasaray taraftarı sayısının daha fazla olduğu görülüyor:

İstanbul: %36 FB - %34 GS - %21 BJK
Ankara: %34 FB - %33 GS - %22 BJK
İzmir: %37 GS - %32 FB - %18 BJK
Bursa: %34 GS - %28 FB - %20 BJK
Adana: %39 GS - %24 FB - %20 BJK"

http://www.hurriyet.com.tr/spor/futbol/11949029.asp?gid=229


Bugünkü yazımı yorumsuz bitiriyorum :)

21 Haziran 2009

Türk Futbol Markaları Konumlandırma Tablosu

Bu daha çok pazarlamayla alakalı bir konu, ama pazarlanan 4 büyükler olduğu için bunu futbol severlerle paylaşmamak olmazdı. Güven Borça, 4 büyüklerin öne çıkan özelliklerini incelemiş ve çıkan sonuçlara göre takımların nasıl konumlanmalarını belirlemeye çalışmış. Küçük hatalar görsem de oldukça başarılı bir tablo bence.

http://www.marketingturkiye.com/yeni/Yazarlar/Yazar_Detay.aspx?id=676

Futbolu Bıraktıracak Goller #14 - Oha Be Prekazi!



Yaşı yetmese bile hangi Galatasaray taraftarına sorsanız bilir bu golü. Keşke tanık olsaymışım. Gözümde efsanedir.

88/89 sezonunda Galatasaray'ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek final mücadelesinden bu gol. Monaco deplasmanı. Prekazi delinin bile vurmayı düşünmeyeceği yerden kaleyi düşündüğünü daha gerilişinden belli ediyordu. Kendi deyimiyle "o top öyle gitti roket gibi gitti gitti" ki kaleci 2.80 boya ulaşmıştır. Monaco paket yapılmıştır, Galatasaray yarı final biletini almıştır. Fekat orda yıllar sonra Prekazi'nin yerini alacak George Hagi'ye toslamıştır. Bizim Prekazi ise o sene doğan çocuklara Cevat isminin koyulmasında başrol oynamıştır.

Siz golün tadını çıkarın! Ve gol ve gol ve goool!

Biraz alakalı biraz alakasız not: Ekşi Sözlük'te çok sevdiğim bir yazar vardır. O golün atıldığı anı yazmış, yıllardır arkadaşlarla aramızda geyiktir. Okumanızı tavsiye ederim :)

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=rororo%2F%40depeyi

rororo!

Come Play!




Avustralya, 2018 ve 2022 Dünya Kupası ev sahipliği için diğer ülkelerle kapışıyor. Bir tanıtım filmi hazırlamışlar. Kimin oynadığını tahmin etmek zor olmasa gerek. Avusturalya'nın Beckham'ı diyelim ona: Harry Kewell. Video onla başlıyor, sonrasında çok klişe görüntüler var. Bu tarz bin tane film mevcut farklı şeyler yapsaydınız be evladım!

Dünya Kupası'na Avusturalya ev sahipliği yapsın. Seviyorum ben o adamları :)

13 Haziran 2009

Bir Röportaj Bir Fotoğraf

Bir röportaj:



Bir fotoğraf:




Aziz Vaadler

Kaç zamandır yazacağım diyorum hep unutuyorum bunu.

Bildiğiniz gibi Aziz Yıldırım Fenerbahçe'de tekrar başkanlığa seçildi. Vaadlerinden biri şöyleydi: "Üç sene üstüste şampiyon olacağız." Allah aşkına bana biri şunu anlatsın. Fenerbahçe gibi bir kulübün şampiyonluk iddiasıyla başlamadığı bir sezon var mı? Sen zaten her sene şampiyon olmaya çalışan bir kulüpsün. O üç senenin hepsinin başlangıcında, bundan önceki senelerin başında, daha sonraki senelerin başlangıcında hep "şampiyon olacağız" demen gerekiyor zaten. Yeni bir şey mi bu? Bana de ki "şampiyonluklar yaşayacağız, avrupada başarılı olacağız, gençlere önem vereceğiz, yeni yıldızlar yaratacağız, takıma avrupa çapında yıldızlar katacağız, Türkiye kupasını kazanacağız". Yeni şeyler söyle. Nedir bu "söz veriyorum, vallahi bak şampiyon olacağız" ağzı? Yok bir de olma.

Te allam!

11 Haziran 2009

96 Milyon Euro

Bu adam 96 milyon euro eder mi? Yok, sorumu düzeltiyorum. Bir adam 96 milyon euro eder mi? Bence MANU, Real Madrid'e oldukça büyük bir kazık attı. Real Madrid'in bu parayı sadece futbolcuyu almak için vermediğini düşünüyorum. Maksat ses getirsin, şanları yürüsün. 80'e olmaz mıydı? Gayet de olurdu. Ama MANU'da biliyor ki karşısındaki takım ne isteseler verecek. MANU Ronaldo'nun etinden sütünden yararlandı. Şampiyonluklar yaşadılar, şampiyonlar ligini aldılar. Zaten gitmek isteyen bir adamı satarken bir de üstüne bu parayı kasalarına koydular. O parayla Aziz Yıldırım'ın deyimiyle "üç sene üstüste" şampiyon olurlar. Real Madrid ise bence büyük sorunlar yaşayacak. Bu adam MANU'dayken oyun içinde hiç sorun çıkarmıyordu. Ama orda teknik direktör Alex Ferguson idi. Madrid'de bu adamın esamesi okunur, kimse tutamaz. Kaç paralıksın derler adama. Bu herif 96 milyon euro. Şu küresel kriz ortamında bu para akıllara zarar. Eminim en az 50-60 yıl bu rekor kırılamaz. Kırılacaksa Real Madrid kırar. Hiçbir takımın onlar kadar gereksiz para harcama sevdalısı olduğunu düşünmüyorum. Fenerbahçe'nin bile...

10 Haziran 2009

Forma Arkası #14 - WE'LL WIN IT 6 TIMES

Bu arkadaşın forma arkasında ne kasdettiğini kesin olarak bilmiyorum. O yüzden akla ilk gelen tahmini yapacağım. 5. Şampiyonlar Ligi kupasını İstanbul'da kazanan Liverpool, 6.sı için yine final oynamaktadır. Hatta YİNE Milan ile oynamaktadır. Bu arkadaş da takımından emin, kendinden emin bir şekilde formasına bu olayı yazdırıp ölümsüzleştirmek istemiştir. Anlayamayanlar için söyleyelim: "6. kez kazanacağız" (Tam olmasa da bunu demeye çalışmış).

Fotoğrafın çekildiği yer çok alakasız: Oslo. Yanlış anlamadıysam Fredriksgate isminde bir yer. Liverpool, Valerenga ile dostluk maçı oynamaya gitmiş oraya. Bu arkadaş da peşinden. Kupayı 6. kez kazanamadılar ama forma hala arkadaşın sırtında. Zaten kazanana kadar modası geçmez bu formanın. Kazanınca 7'li olanını yaptıracaksın başka çare yok.

http://www.flickr.com/photos/slowriot81/2765921444/in/pool-1042409@N22

09 Haziran 2009

Real Madrid Modeli

Real Madrid bir transfer yaptığı zaman oyuncuyu basının önüne sadece yöneticiyle beraber çıkarmaz. Efsanevi bir oyuncuları da yanlarında yer alır. Genelde Di Stefano olur bu. Başkası da oluyor mu o törenlerde bilmem. Ama tüm dünyada çok takdir edilen bir harekettir bu. Kulübün o yeni gelen oyuncuyu onore etmesidir, efsanevi oyuncusunu unutmadığını hem ona hem kamuoyuna göstermesidir, oyuncunun o efsanevi oyuncunun elinden formayı alırken "Nereye geldiğini iyice bir gör." mesajını almasıdır. Dır da dır. Üstüne tonla şey yazarım. Güzel harekettir.

Galatasaray bugün Mustafa Sarp'a imza attırırken ona formasını giydiren Bülent Eken'di bugün. Galatasaray'da yıllarca oynamış, şampiyonluk görmüş, İtalya'ya transfer olmuş bir oyuncu kendisi. Daha sonra da teknik direktör olarak A milli takımı ve Galatasaray'ı çalıştırmış.

Bu hareketi alkışlıyor ve tüm efsanevi oyuncularımızı sırayla imza törenlerinde görmek istiyoruz. O kadar çoklar ki...

06 Haziran 2009

Teknik Direktör Anketi Sonuçları

Bir ay önce başlattığım teknik direktör anketi sonuçlandı. Bu günlerde sonlanmasının nedeni teknik direktör konusundaki gelişmelerin tam da bu günlerde olacak olmasıydı. Nitekim de öyle oluyor.

Sıralamaya göre gidelim. Beşiktaş Mustafa Denizli ile devam kararı aldı. Ankete oy veren 73 kişiden 48'i de bu yönde oy kullanmış. Kesinlikle etmemeli şıkkını işaretleyenlerin 15 olması beni düşündürdü. Bence gayet yüksek. İki kupa kazandırmış adam yahu. Niye istemiyorsunuz?

Trabzonspor Ahmet Özen'le devam etmiyor. Ben kalan maçları kazanıp ligi iyi bir yerde bitirirse devam etmeli diye düşünüyordum. Kötü de gitmedi hani devam edebilirdi. Son maçta Şampiyonlar Ligi'ni kaçırması onun için kötü oldu. Yapabilseydi kalabilirdi takımda. Anketimize katılanlar ligi nasıl bitirdiğini önemsemeden onunla devam edilmemesini belirtmişler. Sanırım istedikleri oldu.

Galatasaray anketi ilginç. Bu blogu en çok Galatasaraylılar okuyor bundan eminim. O yüzden en doğru sonuçlar bu ankette alındı. 82 kişinin oy verdiği ankette en çok oyu kesinlikle etmemeli şıkkı aldı. Hem de ezici bir çoğunlukla. Yerine kimin gelip gelmeyeceğini önemsemeden onunla devam edilmemesini istemek, Bülent Korkmaz'ın oyuncularla yaşadığı ve çözemediği sorunlar yüzünden bence. Ben yerine kariyerli bir teknik direktör gelecekse gitmesi taraftarıydım. Sanırım yönetim de öyle yaptı. Yiğit Şardan "Bülent Hocayla devam etmeyi ciddi ciddi düşünüyoruz." açıklamasını yapmıştı. Fakat birkaç gün sonra kendisinin istifası kabul edildi ve dün itibariyle takımın başına kariyeri çok derya deniz olmasa da 5 yıl Barcelona gibi bir takımı çalıştırmış ve hayvani bir futbol oynatmış Frank Rijkaard getirildi. Hem de yardımcısıyla beraber, ki kendisinin başarısında etkin bir insanmış. Bunu da dünden beri okuduğum yazılarla öğrendim. Hayırlısı.

Fenerbahçe anketine bence Galatasaraylıların etkisi büyük oldu :) 36 kişi kesinlikle devam etmemeli demiş, 37'si kesinlikle etmeli. Hükümet seçimi olsa kavga çıkar. Devam etmeli diyenlerin çoğu "Aragones'le Fenerbahçe kötü olmaya devam etsin" yönünde oy kullanmış diye düşünüyorum. Bir de Türkiye Kupasını kaybettikten sonra etmesin cevabına oy verenler fazlalaştı sanırım. Mantıken.

Tüm anketlerin sonucuna bakarsak sizlerin istediği oldu diyebiliriz. Kulüpler beni takip ediyorsa yorum bıraksın :P

Bu anket benim blog kariyerim boyunca en çok oy toplayan anketim olarak tarihe geçti. Tüm oy verenlere teşekkürler. Bir sonraki ankette görüşmek dileğiyle.

05 Haziran 2009

Rijkaard'dan Fener'e Yeşil Işık


Kırmızıdır o ışık. Yanlış görmüşsünüz :)

04 Haziran 2009

Bunu Yapan İnsan Olamaz!

GALATASARAY FORMALARI Galatasaray'ın en marjinal formasını bizlere göstereceğini duyurmuştu. Yapmış, evet budur forma. 91-92 sezonu için yapılmış. Hemen bakıyoruz formayı hangi firmanın yaptığına: Umbro. Şaşırdım mı? Evet. Umbro'ya rağmen şaşırdım.

NE ALAKA OLM?!
 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.