29 Nisan 2009

Erik Gerets Galatasaray'a Dönsün!

Hani bazı transferler olur, taraftar istediği için yapılır. Peki taraftarın istediği teknik direktör takımın başına geçemez mi? Geçer. Özhan Canaydın'ın şampiyon Lucescu'yu gönderip "Taraftarın gönlündeki adam" dediği Fatih Terim buna en güzel örnek.


Galatasaray taraftarı teknik direktör olarak 2009-2010 sezonu için kimi ister? Bir anket yapılsa eminim Erik Gerets en üstte çıkar. Peki Marsilya'yı şampiyonluğa götüren Erik Gerets'in takımıyla anlaşmadığını ve seneye takımı olmadığını biliyor musunuz?

NEDEN OLMASIN? EY YÖNETİM, FUTBOL BLOGLARINI OKU. AKIL HOCALARINDAN TAVSİYE AL. SENEYE YAP ŞU İŞİ! GEREKİRSE KAMPANYA YAPALIM, SİTE YAPALIM, İMZA TOPLAYALIM!

Ama Bülent Korkmaz bizden biri mi? Erik Gerets de öyle. Hemen kanıtlayalım.

O meşhur 14 Mayıs'ın tv başında geçen dakikaları. Gerets'in heyecanına ve sevincine dikkat edin.



Gerets Performance! (Galatasaray for Championship)
by jimi_the_kewl


Alttaki fotolar da bizden ayrıldığında Marsilya'ya imza atarken görüntüleri. Giderken bile hala bizdendi o.




kaynak: http://acetobalsamico.blogspot.com/2007/09/erik-geretsin-montu.html

27 Nisan 2009

Koro Halinde #4 - Sevdan Bir Ateş

Geçtiğimiz haftasonunun maçlarından Eskişehirspor - Beşiktaş karşılaşmasının ekmeğini çok yedik sanırım. O maçta şunu gördük ki, Eskişehirspor çok güzel bir taraftara sahip. Gerçekte nasıldır bilemeyiz tabi, ama bize kendilerini güzel ve eğlenceli gösteriyorlar. Daha önce Eskişehirspor taraftarının kurduğu bandoyu vermiştik bu sayfalardan. Onu taraftarın nasıl olduğuna dair bir örnek olarak görelim. Şimdi ise bu örneği pekiştirelim.



Eskişehirspor taraftarı Beşiktaş maçı öncesi bir koreografi hazırlamış. Ama önemli olan koreografide insanların bütünlüğü, renkler, şekiller değil, yaratıcılık. Koreografiyi bir şarkıya temellendirmişler. Bir şarkının koreografisiydi bu yaptıkları: "Sevdan Bir Ateş." Şarkı çalarken ismini de tribünde yazı olarak görebiliyoruz zaten. Açıkçası ben çok etkilendim. Oldukça temiz, yaratıcı ve etkileyici bir iş çıkarmış EsEs. Bravo!

29. Hafta

Bu haftanın ana fikri şu: Zirvede iki takım başbaşa kaldı.

Sivasspor Trabzonspor'u devirdi. Devirir. Hakediyorlar. Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarları şampiyon Sivasspor olsun, Beşiktaş olmasın diyorlar. Ben tam tersini düşünüyorum. O pis, o çirkef teknik direktörün takımı şampiyon olmasın bu ligde. O adam örnek alınmasın. Bela olacak ülkenin bundan sonraki en az 10 yılına.

Tam kadro Beşiktaş neredeyse 6-7 eksikli Eskişehirspor deplasmanından kayıpsız döndü. Kime isyan etsem bilmiyorum ki? Yusuf şov vardı son dakikalarda. En azından bir takımın maçını izlerken eğlenebiliyoruz bu sene ligde. Sırf bu yüzden Beşiktaş'a teşekkür etmek lazım.

Fenerbahçe? Eksik kadro olmaya dayanamadı. Hani Galatasaray'ın sene başından beri olduğu şeye. Yazık.

Galatasaray kaybetmiyor. Bülent Kaptan'ın mantalitesi bu: "Kaybetmeyeceğiz." İyi de hocam bu takımın kazanmaya ihtiyacı var şu dakikadan sonra. Bu sene yaşadığımız ligi baz alırsak, Bülent Kaptan sene başından alsaydı bu takımı, bence bu mantaliteyle çok daha yukarılarda olabilirdi Galatasaray. Takımın başına geçtiğinden beri, hiç anlayamadığım Eskişehirspor maçını saymazsak, hep yenilmemeye oynadı. Attı ve yattı skorun üstüne. Trabzonspor ve Fenerbahçe ile de berabere kaldı. Ama bu taktik her zaman tutmuyor. Nitekim dün gece de tutmadı. Ben yine de sene başından beri bu mantaliteye sahip olan takım bu seneki Süper Ligi kazanabilirdi diyorum. Beğenir miydik biz o takımı? Hayır. Ama öyle olurdu diyorum sadece. Ne diyim. Her şeyi boşverdim artık, Semih Kaya'nın performansına çok seviniyorum. Gelecek kokuyor...

Bursaspor Fenerbahçe'yi yakaladı. Galatasaray'ın fikstürü iyi olmasa onları da yakalardı. 4. onlar için iyi sıralama. Orada kalmayı becerebilmeleri lazım.

Sivasspor 60
Beşiktaş 59
Trabzonspor 53
Galatasaray 52
Fenerbahçe 48
Bursaspor 48

Futbolu Bıraktıracak Goller #12 - Halı Saha Adamı Yusuf

Aynı adama dönüp dönüp çalım atan halı saha oyuncusu Yusuf. Tam baklavasına maç yapacak adam bu :)

26 Nisan 2009

Yaratıcı Basın #8 - Hangi Engeller?


Bazen malzeme basının ayağına geliyor.

Halbuki konu bambaşka. Bilmeyen vardır diye şöyle koyalım buraya, bakar bilgilenir.

http://www.engellerikaldir.com/

Kiralık Oyuncu Protokolü

Bugün Eskişehirspor - Beşiktaş maçı var. Eskişehirspor kadrosunda yer alan Emre Özkan ve Batuhan Karadeniz, Beşiktaş ile yapılan kiralık sözleşmesinde "Beşiktaş'a karşı sahaya çıkamaz" maddesi yüzünden bugün kadroya giremiyorlar.

Artık bunları aşsak keşke. Sen o adamları o takıma katkı yapsın, aynı zamanda gelişsin, kendini göstersin diye gönderiyorsun. Büyük takıma karşı oynamadan nasıl gelişecekler, nasıl kendilerini gösterecekler? Büyük takıma karşı oynamadan gittikleri takıma nasıl katkı yapacaklar? Büyük takım diyorum bak. "Ben büyük takımım" diyen yapmasın böyle. Yazık.

Öte yandan Eskişehirspor teknik direktörü Rıza Çalımbay'ın açıklamasına bakıyoruz: "Kiralık Batuhan'ı bu maçta oynatmak risk. Bu Emre Özkan için de geçerli. Oynatmamak en iyisi. Batuhan ve Emre Özkan 18 kişilik kadroda yok.'' Hey allahım!

Bu bilgi de bonus olsun. Galatasaray Diyarbakırspor ile sanırım kupa finaline çıkıyordu. Yine aynı salak protokol yüzünden Diyarbakırspor'a verdiğimiz futbolcu(lar mıydı yoksa?) oynayamıyordu. Fatih Terim "Olur mu öyle şey oynasınlar." dedi. Yaa...

25 Nisan 2009

Şener Şen Aslında Demiş ki...

Bir önceki postta fenerbahce.org'un açılış sayfasındaki rezaleti göstermiştim. Papazın Çayırı'nın önerisi daha güzel. Fenerbahçe gibi bir kuruma aslında bu yakışır :)


Yukarı - Soldan Sağa

İngiltere Kralı, Rahmetli Başkan Kennedy, Taçsız Kral Pele, Beckenbauer

Alt - Soldan Sağa
Kaleci Maier, Nadia Comăneci, Bridget Bardot, Fenerbahçeli Cemil

HAHAHA. Süper olmuş.

Fenerbahce.org ?

fenerbahce.org'un bugünkü açılış sayfası. Şaka gibi.

Her fırsatta "Fenerbahçe bir kurumdur, kurumsallaşmıştır." diyen Aziz Yıldırım, bir kurumun internet sitesi nasıl olmalı onu da açsın bir okusun, öğrensin. Aslında o siteyi yapanlar biliyordur, onlara karışmasın yeter.

Sırf bu olay bile devam etmemesi gerektiğini ortaya çıkarıyor Aziz Yıldırım'ın. Padişah gibi adamı kabul eder mi bir KURUM? Pabucumun kurumu...

23 Nisan 2009

Yaratıcı Kapışmalar #2 - Yıl 3905



Fenerbahçe taraftarının ilk yarıdaki Galatasaray galibiyetlerinin ardından yaptığı 4-1'in Ardından Downfall videosunu da yayımlamıştık. Galatasaray taraftarı da benzer bir şey yapmış. Onu da göstermemek olmaz. İsmi "Yıl 3905"

Beowulf mu ne öyle bir film var. Görüntüler o filmden.

Panço


Tüm Fenerbahçe taraftarı alsın bunlardan kampanyası. Di mi?

http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=15320

20 Nisan 2009

28. Hafta

Farkındaysanız geçen haftayı es geçtim. Eminim farkına varmamışsınızdır :) Dünya derbisi(!) WWE maçlarından birine döndü. Yazmak istemedim ben de. Gerçi diğer takımlara haksızlık oldu diyebiliriz, ossun.

Sivasspor puan kaybetti! Bana ilginç geliyor artık. Deplasmanda 1 puan kötü mü? Değil tabi. Ama hem Sivasspor hem Beşiktaş önüne geleni deviriyordu son zamanlarda. O yüzden şaşırdım. Bu Sivasspor'u etkiler mi? Bence hayır. Yine kazanmaya devam edecekler. Kim daha çok takılırsa şampiyon olacak. Bu takılma da anca beraberlikle olur. Zor yenilir bu iki takım. Kazanmak için 11 kişiyle hücum edip kaybetmeyi göze alacak pozisyonda değiller. Yenemiyorsa beraberlik çıkaracaklar. Zaten maç sonrası Bülent Uygun da alınan bu 1 puanın çok değerli olduğunu söyledi. Öyle yani.

Trabzonspor kabus haftalardan sonra ayağa kalktı. Kazanıyor iki haftadır. Ankara takımları sağolsun, üste oynayan takımlara hep moral veriyorlar. Baktım bir özetlere, Yattara çok güzel oynamış. Maç sonrası da açıklaması var: "Sivasspor maçı için takım olarak motivasyonumuz yüksek." Haydi bakalım!

Fenerbahçe'ye Ankara yaramıyor. Sen git 10 haftadır kazanamayan Ankaraspor'a yenil. Hem de Sami Yen'de zaman geçire geçire güç bela 1 puanı kopardıktan sonra. Eksikleri etkilemiş olabilir Fenerbahçe'yi. Stoperi Önder-Yasin, sağ beki Ali Bilginmiş. Forveti karşı takımın en etkili stoperi Guiza. Naapsın bu takım? Yazık. Bursaspor ensesinde...

Beşiktaş-Bursaspor maçından beraberlik bekliyordum. Nitekim de öyle oldu. Beşiktaş çok formda, şampiyonluğu hakedecek bir grafik çiziyor. Ama Bursaspor, Sivasspor ve Beşiktaş'la birlikte ikinci yarının flaş takımı. Bence Galatasaray ya da Fenerbahçe'den birini geçecekler. Fikstür dezavantajı nedeniyle bunun Fenerbahçe olacağını düşünüyorum. Toraman saçma sapan kartlar gördü takımını eksik bıraktı. Beşiktaş yine de maçı alıyordu neredeyse. Bursaspor'un da sağlam pozisyonları oldu ama maç Beşiktaş'ın hakkıydı. Kimse hakeme yüklenmesin, Toraman'ın sorumsuzluğuna kızsın arkadaş!

Galatasaray İBB maçına çok güzel bir kadroyla çıktı. Neredeyse eksik olmamıza sevinecektim. Defansta Semih-E.Güngör belki de bu takımın geleceği. H.Balta kendi yerine geçmişti. İlerde Baros'un arkasında Lincoln, kanatta Kewell, göbekte M.Topal. Şahane! E.Güngör Linderoth'un izinden gidiyor sanırım. Semih ise ilk maçında çok iyi bir oyun çıkardı. Maçı izlerken "ah bee!" demeyen var mıydı? Ben çok dedim. Bu adam Sami Yen'deki Hamburg maçında oynasa 35-40 dakika içinde 2-0'dan 2-3 geriye düşer miydik? Ah! Ah'la vah'la olmuyor ama tabi. Geçti gitti. Önümüze bakmak lazım. İBB maçını güç bela aldık, almalıydık. Bülent Kaptan'ın tek farklı galibiyetleri devam ediyor. Şimdi kaldı 6 maç. Şahane bir fikstür. Geçen seneki takım olsaydı bu sene, şampiyonuz derdim rahatlıkla. Ama diyemiyorum. Ben bu 6 maçı ikiye ayırıyorum. 4 maçlık Ankara takımları serisi ve sonrasında Beşiktaş ile Sivasspor muharebeleri. Ankara takımlarını kayıpsız geçersek, ki biri seyircisiz oynanacak öbürü büyük ihtimal bol seyirciyle İzmir'de, Beşiktaş ve Sivasspor maçlarında ne olacağı hiç belli olmaz. Skibbe olsa Ankara takımlarını kayıpsız geçerdi. Ama Beşiktaş ve Sivasspor'a takılırdı :) Bakalım Bülent Korkmaz ne yapacak?

Sivasspor 57
Beşiktaş 56
Trabzonspor 53
Galatasaray 51
Fenerbahçe 48
Bursaspor 45

Bursa şampiyon olur mu? Hadi bakalım :P

19 Nisan 2009

Büyüyünce Ne Olacaksın Hakan Ünsal?

Galatasaray dergisinin 2003 Nisan sayısında bir Hakan Ünsal röportajı var. O zamanlar hala futbolcu. Taraftardan gelen bir soru ve verdiği cevap:

Soru: Futbolu bıraktıktan sonra ne yapmayı düşünüyorsun?
Cevap: Bugünden söyleyeyim spor yazarlığı yapmayacağım.



Demek o zamanlar spor yazarlarından yana dertliymiş, beğenmiyormuş.

İlahi adalet dedikleri bu olsa gerek...

Bu arada röportajı Aceto yapmış.

18 Nisan 2009

Fenerbahçe'nin Kaybetmesi =

Galatasaray'ın Kaybetmesi.

Yarına iddaa kuponu yapmak lazım.


Ne yıkılmışsınız be abi...

Bağyan Taraftar #15 - Ayıp Be Abla :)


Fenerbahçe tribününe sevgilerini gönderen bir abla.

Son GS-FB muharebesinden.

http://www.flickr.com/photos/sarbon/3437685631/

Formada N.K.F.V.A.S mi yazıyor ne?

17 Nisan 2009

Futbolu Bıraktıracak Goller #11 - Robinho Napıyorsunuz?



Robinho Brezilya'da oynarken "paha biçilemez" sıfatları takılıyordu. Anlamamıştım niye. Böyle goller atarsan zor paha biçerler tabi. Ama Madrid 30küsür milyona kapatmıştı Robinho'yu. Paha biçilemeyen bir adam için az olsa gerek?

Golde biraz teşvik primi havası var :)

Bi' sevemedim şu adamı be!

15 Nisan 2009

Tribünün Sesi #3 - Es Es Bandosu

Kaç gündür futbolda çirkinlikleri görüyoruz. Bir şey yazmak bile istemiyorum o maç ve o olaylar hakkında çok fazla. O yüzden güzellikleri görelim biraz. Uzun zamandır bir örnek vermedim tribünün sesi'ne. Buna rastlamışken yer vermemek olmazdı.

Eskişehirspor taraftarının içinden çıkan Bando Eses grubunu dinliyoruz:



Kimi öğrenci, kimi emekli. Kurmuşlar bandoyu babalar gibi. Şahane tınılar çıkarıyorlar. Helal olsun demekten başka ne denir ki?

Şu belki: Ne güzel şehirsin sen Eskişehir.

Gel Gidersin'den aldım.

13 Nisan 2009

Arda Turan Alayına Gidiyor



Ben bu adamı hiç böyle görmedim. Ne sahadaki siniri ne de hemen maç sonrası bu açıklamayı yapması hayra alamet değil. Çok sinirlendirmişler adamı.

"Birileri bazı açıklamalar yapıyormuş." dediği kişi de Volkan Demirel. Sanırım kendisi "Dışarda abi diyenler saha içinde küfrediyor." demiş. Sanırım diyorum görüntüleri bulamadım çünkü. Varsa bulan paylaşabilir. Bir de kendisi o kavganın çıktığı son dakikada herkes birbiriyle boğuşurken hemen arkasındaki tribüne hareket çekmiş. "Sabri Galatasaray'dır." diyenlere duyurulur. En azından o her şeyi açık seçik yapıyor, gizli kapaklı işlere girmiyor!


Video Catenaccio'dan.

Eski Dostlar



unutulmuş birer birer
eski dostlar, eski dostlar
ne bir selâm, ne bir haber
eski dostlar, eski dostlar

hayâl meyâl düşler gibi
uçup giden kuşlar gibi
yosun tutan taşlar gibi
eski dostlar, eski dostlar

unutulmuş isimlerde
bilinmez ki nasıl, nerde
şimdi yalnız resimlerde
eski dostlar, eski dostlar
Foto Catenaccio'dan.

12 Nisan 2009

11 Nisan 2009

GSMobile Reklamları

Harry Kewell



Arda Turan



Cassio Lincoln



Özellikle Arda'nın oynadığı çok iyi. Hagi'nin golüne sevinen o küçük çocuğu koymaları güzel bir enstantane olmuş.

Filmler Zoban'dan aşırıldı. Sağolsun :)

Yaratıcı Basın #7 - Tost Yiyen Beşiktaş


"Tostumu yedim" esprisi artık bitmedi mi bu ülkede yahu? Eminim hatırlamayanlar vardır. Yapmayın etmeyin :)

He bu arada Adriano Fener'de, Nistelrooy Gassaray'da.

10 Nisan 2009

Galatasaray Taraftarı Ne Yapacak?

"Oğlum bak rahat dur diyorum..."


Pazar günü Galatasaray - Fenerbahçe derbisi var. Bu maç, Galatasaray taraftarının gözünde bir derbi olmasının yanı sıra aynı zamanda bir "Lincoln'ün oynadığı maç" olacak. Ben oynayacağını düşünüyorum.

Bu bilgiler ışığında soruyorum. Galatasaray taraftarı sahada Lincoln'ü görünce ne yapacak?

A) "Lincooooln Lincooooln" şeklinde bağırıp, ona sevgi gösterilerinde bulunacak.
B) Yuhalayacak. Her topu aldığında ıslıklayacak.
C) Bu konuda Bülent Korkmaz'ı desteklediklerini gösteren tezahüratlar yapacak.
D) Hiçbir tepki vermeyecek. Lincoln'ü tribüne çağırmayacak.
E) Hiçbiri. (Yani demek istiyorum ki sizin kafanızda başka bir şey var mı? Öyle yani)

Bülent Korkmaz-Lincoln gerginliğini anlatmadım. Gerek var mı? Bilmeyen yoktur zaten.

09 Nisan 2009

Augustus'tan Korkulur!


Augustus Hepinizi Döver!
by ginobilo


Maç sonrası takımın yaptığı şahane şey. İsim veremedim. ŞEY işte!

Videoyu Gel Gidersin'den aldım. Kıh kıh.

Fiba Eurocup 2009 Şampiyonu: Galatasaray!


Basketi bıraksınlar oynasınlar pinpoon!

08 Nisan 2009

Ruhsuz İbneler


Maltepespor taraftar grubu Asi Dramalılar, takımın kötü gidişine sitelerinden böyle tepki vermiş. Açık sözlüler vesselam.

http://www.asidrama.org

Galatasaray Twitliyor!

Galatasaray kulübünü artık twitter'dan da takip edebilirsiniz.

http://twitter.com/GalatasaraySK

Bana Twitter ne deme. Sakın.

07 Nisan 2009

26. Hafta

Trabzonspor yine puan kaybetti. Bu hafta da kendi sahasında İBB ile berabere kaldı. Çok iyi oynamış ama gol yapamamışlar belli ki. Bu yüzden forvetleri çok eleştiriliyor. Taraftarın sürekli andığı Fatih Tekke Rus liginde 2 maçta 2 gol yazdı bile. Zenit'te durumlar iyi ama Trabzonspor'un inanılmaz düşüşü sürüyor. Tamam, bu sene yeni kurulmuş bir takım, tamam, geçen senelere bakarsak ligin bu seneki genel çizgisine göre başarılı gidiyorlar. Ama bu kadar da düşüş yaşanmaz ki. 4 haftadır kazanamıyorlar. Son 7 haftada aldığı puan 6. Bu puan kayıplarının içinde Trabzon'da alınan Konyaspor ve Denizlispor yenilgileri ve bu hafta İBB'ye karşı alınan beraberlikler var. Bu puan kayıplarını 26 haftaya yaymış olsaydı taraftarı bu kadar tepki vermezdi. Yine mi bir Ersun Yanal klasiği? Ne garip adamdır bu Ersun Yanal. Tez konusu olur.

Fenerbahçe bu hafta eksikti ve son hafta Galatasarayımı Ali Sami Yen'de devirmiş Eskişehirspor'u ağırlıyordu. O yüzden bu maçın da Galatasaray-Eskişehirspor maçı gibi olacağını düşünüyordum. Evet, rakiplerimizin de tam kadro oynamamasını istiyorum. Çok mu?! Ama Fenerbahçe maçı kazandı. Daha doğrusu kazanmış diyeceğim, izleyemedim çünkü. Zorlanmış diye duydum. Ama buna rağmen 2-0'ı bulmuş maçta. Son dakikalardaki alemci Batu'nun golü bir şey ifade etmedi. Önemli eksiklerle iyi bir rakibe karşı maç kazandı Fenerbahçe. Bu seneki Fenerbahçe'den beklemeyeceğim bir şeydi. Tebrik etmek lazım.

Fenerbahçe kazanınca Galatasaray da kazanmış sayıldı biliyorsunuz. İki takımdan biri yenilince diğeri de yeniliyor, kazanınca diğeri de kazanıyor son haftalarda. Çok ilginç. Moralsiz Cimbom, zor deplasmanlardan Antep'teydi. Ama Antep kolay takım olmuş sanırım. Galatasaray maçın çoğu döneminde çok iyi top çevirdi, pozisyonlar yakaladı. Özellikle Baros, kendisine pozisyon yaratan çıkmayınca kendi çabasıyla net pozisyonlara girdi. Ama farkı açamadı. Golü de onun kariyerindeki ilk rövaşatasından buldu Galatasaray. Son dakikalardaki Antep baskısı onları öne bile geçirebilirdi aslında. Ama De Santis bildiğimiz hatalarını yapmadı. Daha önce de demiştim, bazı maçlarda panter oluyor bu adam.

Beşiktaş herhangi bir ligin şampiyonluğa oynayan takımı neyi yapıyorsa onu yapıyor şu an: Kazanıyor. Açıkçası bu hafta puan kaybı yaşayacağını düşünüyordum. Rakip 7. sırada olmasına rağmen 17 golle ligin en az gol yiyen takımı Kayserispor'du. Beklediğim Kayseri'nin oyunu kitlemesi ve maçın başladığı gibi bitmesiydi. Çünkü bilindiği gibi, Kayseri'nin hücumu yok. Bakın forveti yok demiyorum, o var. Hücumu yok. Çalışmıyorlar hiç antremanda belli ki. Böyle bir takıma gol atınca kazanırsın normalde. Galatasaray onu yapamamıştı, gerçi hakemin de katkıları vardı. Ama olsun, yapamadı işte hatice olarak. Beşiktaş çok önemli bir maçı kazandı. Yine tam kadro, yine moralliler. Taraftar daha 8 hafta kala Beşiktaş'ı yakacaktı. O hale gelmiş adamlar.

Şampiyonluğa oynayan Beşiktaş ne yapıyorsa şampiyonluğa oynayan Sivasspor da onu yapıyor. Kazanıyor. Çok az gol yiyen, çok az gol atan dengeli bir takım bu. Sene başından beri istikrar var bu takımda ama hala ne basın ne de halkımız kabullenemedi. Beşiktaş ve Sivasspor'un maçları aynı gündü. Sivasspor lider, ama manşetlerde büyük boy Yusuf Şimşek vardı. İnsanımız da böyle. Çıkalım dışarı soralım, "yok abi Sivas olamaz." derler. Fenerbahçe-Galatasaray kötü bu sene. Eee? Kim olacak? Heh Beşiktaş yükselişe geçti. Onlar olacak. Lan Sivasspor niye olmasın? Şunu ben de kabul ediyorum: "Anadolu takımını şampiyon yaptırmazlar." Ama aşıldı bence o. Al adamlar patır patır kazanıyor. Nasıl durduracaksın? Ben de dahildim Sivasspor'un şampiyon olamayacağını söyleyenlere. Ama artık kabullendim. Bal gibi de olurlar. Keşke bir anadolu takımı şampiyonluğa gidiyor diye sevinseydim, onları destekleseydim. Keşke bu kadar antipatik olmasalardı!

Sivasspor 53
Beşiktaş 52
Fenerbahçe 47
Galatasaray 47
Trabzonspor 47
Bursaspor 41

Galatasaray - Fenerbahçe maçı 6 puanlık maç oldu. Bi de, Bursaspor Trabzonspor'u geçer mi acep?

05 Nisan 2009

Bağyan Taraftar #14 - Dişi Kartal

Biri "dişi kartal" mı demişti? :)

http://www.flickr.com/photos/esteban08/3255817550/in/pool-tribundergi

Foto da çok şahaneymiş. Hem fotoğrafçıya, hem bağyan taraftara baklavasına'dan bir maşallah!

Mehmet Olunmaz Mehmet Doğulur

Bu sabah Habertürk ve 24 kanallarında arka arkaya duydum: Galatasaray Mehmet Aurelio ile anlaşmış. Henüz resmi bir açıklama yok. Ama yalanlama da yok. Yarınki gazetelere düşecek büyük ihtimal bu haber ve Galatasaray resmi sitesinden yalanlamazsa doğru kabul edeceğim.

Öncelikle şunu söyleyeyim, gerçekse müthiş bir transfer. Hem çok iyi bir oyuncu, hem de yabancı kontenjanında yer kaplamıyor. Çünkü yabancı değil. Türk yapıldı. Hatırlarsınız Galatasaray taraftarı bu olayı "Mehmet" kelimesi üzerine oynayarak eleştirmişti. Hepimiz biliyoruz ki aslında bu tepkinin nedeni Mehmet Aurelio'yu eleştirmek değildi, Mehmet ismi alan yabancı oyuncunun Fenerbahçe'de oynamasıydı. Bir de havada buram buram milliyetçilik kokusu olunca sonuç kaçınılmaz oldu. Bir Galatasaray taraftarı olmama rağmen şu pankarttan ölesiye tiksinmiştim. O zamanlar bir futbol blogu yazarı olsaydım yazardım heralde.

Neyse gelelim konuya. Bu transfer haberi doğrulandığında Fenerbahçe taraftarı bloglar, forumlar, hatta stadda pankartlar üzerinden dalgalarını geçecekler en güzelinden. "Bir sene önce 'Gerçek Mehmet bizde' diyerek kabul etmediğiniz adam kadronuzda!" Olay bu. Sonuna kadar da haklılar bunu yapmakta. Ben de şu an onu yapıyorum zaten. O pankartı açana, o düşünceyi taşıyan adama kapak olsun bu transfer. Olursa yani. İşallah olur!

Bu arada Mehmet Aurelio'nun alınması belki de Mehmet Topal'ın gönderileceğinin haberidir. He değilse o ön libero hattını geçecek takım yok bu ülkede.

03 Nisan 2009

"Arda Turan Oleey"

Üstünden iki gün geçti. Hala yazamadım. Yazmassan rahat edemem bunu.

İspanya'ya 25. dakikada gol attık. O dakikaya kadar Arda Turan'ın ayağına neredeyse top değmedi. Çıldırdım. TV başında "Olm atsanıza lan topu şu adama!" diye bağır bağır bir hal oldum. Sadece 25 dakikalık bir sürede bile deli olabiliyor insan demek.

Dakika 25, top sol kanatta önünde iki tane İspanyolun olduğu Arda Turan'a atıldı. Babam şahittir, ben ayağa kalktım ve ellerimi yukarı kaldırdım. Beklediğim şey Arda'nın önündeki o iki adamı geçip asisti yapacağıydı. O topu geriye çekip içeri öyle bir orta yaptı ki iki tane adamımız sırayla kaleciyle teke tek kaldı. Bunu yapabilecek pası atmak kolay mı allasen? Milli takım bu adamı kullanmayı bilmeli biraz. Tepkim bunadır.

Bir milli maç olmasına rağmen tribünler de hakkını verdi zaten.
"Arda Turan Oleeeeey!"

02 Nisan 2009

 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.