07 Nisan 2009

26. Hafta

Trabzonspor yine puan kaybetti. Bu hafta da kendi sahasında İBB ile berabere kaldı. Çok iyi oynamış ama gol yapamamışlar belli ki. Bu yüzden forvetleri çok eleştiriliyor. Taraftarın sürekli andığı Fatih Tekke Rus liginde 2 maçta 2 gol yazdı bile. Zenit'te durumlar iyi ama Trabzonspor'un inanılmaz düşüşü sürüyor. Tamam, bu sene yeni kurulmuş bir takım, tamam, geçen senelere bakarsak ligin bu seneki genel çizgisine göre başarılı gidiyorlar. Ama bu kadar da düşüş yaşanmaz ki. 4 haftadır kazanamıyorlar. Son 7 haftada aldığı puan 6. Bu puan kayıplarının içinde Trabzon'da alınan Konyaspor ve Denizlispor yenilgileri ve bu hafta İBB'ye karşı alınan beraberlikler var. Bu puan kayıplarını 26 haftaya yaymış olsaydı taraftarı bu kadar tepki vermezdi. Yine mi bir Ersun Yanal klasiği? Ne garip adamdır bu Ersun Yanal. Tez konusu olur.

Fenerbahçe bu hafta eksikti ve son hafta Galatasarayımı Ali Sami Yen'de devirmiş Eskişehirspor'u ağırlıyordu. O yüzden bu maçın da Galatasaray-Eskişehirspor maçı gibi olacağını düşünüyordum. Evet, rakiplerimizin de tam kadro oynamamasını istiyorum. Çok mu?! Ama Fenerbahçe maçı kazandı. Daha doğrusu kazanmış diyeceğim, izleyemedim çünkü. Zorlanmış diye duydum. Ama buna rağmen 2-0'ı bulmuş maçta. Son dakikalardaki alemci Batu'nun golü bir şey ifade etmedi. Önemli eksiklerle iyi bir rakibe karşı maç kazandı Fenerbahçe. Bu seneki Fenerbahçe'den beklemeyeceğim bir şeydi. Tebrik etmek lazım.

Fenerbahçe kazanınca Galatasaray da kazanmış sayıldı biliyorsunuz. İki takımdan biri yenilince diğeri de yeniliyor, kazanınca diğeri de kazanıyor son haftalarda. Çok ilginç. Moralsiz Cimbom, zor deplasmanlardan Antep'teydi. Ama Antep kolay takım olmuş sanırım. Galatasaray maçın çoğu döneminde çok iyi top çevirdi, pozisyonlar yakaladı. Özellikle Baros, kendisine pozisyon yaratan çıkmayınca kendi çabasıyla net pozisyonlara girdi. Ama farkı açamadı. Golü de onun kariyerindeki ilk rövaşatasından buldu Galatasaray. Son dakikalardaki Antep baskısı onları öne bile geçirebilirdi aslında. Ama De Santis bildiğimiz hatalarını yapmadı. Daha önce de demiştim, bazı maçlarda panter oluyor bu adam.

Beşiktaş herhangi bir ligin şampiyonluğa oynayan takımı neyi yapıyorsa onu yapıyor şu an: Kazanıyor. Açıkçası bu hafta puan kaybı yaşayacağını düşünüyordum. Rakip 7. sırada olmasına rağmen 17 golle ligin en az gol yiyen takımı Kayserispor'du. Beklediğim Kayseri'nin oyunu kitlemesi ve maçın başladığı gibi bitmesiydi. Çünkü bilindiği gibi, Kayseri'nin hücumu yok. Bakın forveti yok demiyorum, o var. Hücumu yok. Çalışmıyorlar hiç antremanda belli ki. Böyle bir takıma gol atınca kazanırsın normalde. Galatasaray onu yapamamıştı, gerçi hakemin de katkıları vardı. Ama olsun, yapamadı işte hatice olarak. Beşiktaş çok önemli bir maçı kazandı. Yine tam kadro, yine moralliler. Taraftar daha 8 hafta kala Beşiktaş'ı yakacaktı. O hale gelmiş adamlar.

Şampiyonluğa oynayan Beşiktaş ne yapıyorsa şampiyonluğa oynayan Sivasspor da onu yapıyor. Kazanıyor. Çok az gol yiyen, çok az gol atan dengeli bir takım bu. Sene başından beri istikrar var bu takımda ama hala ne basın ne de halkımız kabullenemedi. Beşiktaş ve Sivasspor'un maçları aynı gündü. Sivasspor lider, ama manşetlerde büyük boy Yusuf Şimşek vardı. İnsanımız da böyle. Çıkalım dışarı soralım, "yok abi Sivas olamaz." derler. Fenerbahçe-Galatasaray kötü bu sene. Eee? Kim olacak? Heh Beşiktaş yükselişe geçti. Onlar olacak. Lan Sivasspor niye olmasın? Şunu ben de kabul ediyorum: "Anadolu takımını şampiyon yaptırmazlar." Ama aşıldı bence o. Al adamlar patır patır kazanıyor. Nasıl durduracaksın? Ben de dahildim Sivasspor'un şampiyon olamayacağını söyleyenlere. Ama artık kabullendim. Bal gibi de olurlar. Keşke bir anadolu takımı şampiyonluğa gidiyor diye sevinseydim, onları destekleseydim. Keşke bu kadar antipatik olmasalardı!

Sivasspor 53
Beşiktaş 52
Fenerbahçe 47
Galatasaray 47
Trabzonspor 47
Bursaspor 41

Galatasaray - Fenerbahçe maçı 6 puanlık maç oldu. Bi de, Bursaspor Trabzonspor'u geçer mi acep?

Hiç yorum yok:

 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.