21 Eylül 2009

Galatasaray'ın Henüz Oynamadığı Ciddi Rakip

Ne Fenerbahçe, ne Barcelona. O rakip Yılmaz Vural'dı. Al onu da yendik. Sıradaki gelsin ulan!

5'te 5'le başlamış, daha üç gün önce suyun öteki tarafının en güçlü iki takımından birini 3'lemiş hayvan takım, ligin sonuna demir atmış ve bu sene kim gelmiş kim gitmiş belirsizlikleri içindeki mahalle takımı Kasımpaşa'ya gidiyorsa ne olur? Fark mı olur? Olmaz arkadaş, çünkü bunun adı FUTBOL!

Her takım zorlanır, her takım yenilir, herkes herkesi yener klişelerine hiç girmeyeceğim. Sevdiğim başka bir klişe var: Yılmaz Vural. Bu adamın çalıştırmadığı sadece üç büyükler kalmış olabilir bu ülkede. Onların da başına geçebilir bir gün. Galatasaray kümeye oynayacak duruma geldiği gün geçer. Çünkü adamın uzmanlık alanı bu. Kasımpaşa'nın düşmemesini sağlayacak biri varsa o da Yılmaz Vural'dır. Onun aldığı takım genelde ligi en az 15. sırada bitirir. En çok da 12. falan olabilir sanırım. Şimdi Kasımpaşa'yı bir arap şeyhi satın alsa, takıma yıldız üstüne yıldız yağsa ve Yılmaz Vural 10'da 10 yapmış olsa bile eminim ertesi sezon o takımdan bir yol olmaz, alışık değil bu adam böyle şeylere. Herkes kendi işini yapsın. Yılmaz Vural da kendi işini çok güzel yapıyor. Neyse, şimdi bu adamın yeteneği bu ise ve karşı takımın başına da daha yeni geçtiyse o takımdan bir direnç beklenmesi ve sürpriz yapmasını düşünmek gayet normal bir davranış. Ama kimse, ben de dahil kimse ihtimal vermedi bu kadar zorlanacağımıza, herkes maç öncesi fark bekliyordu. O yüzden, çok güzel bir ders aldığımızı düşünüyorum. Bu dersin henüz 6. haftada olması da bizim için çok önemli bir avantaj. Artık eminim ki kimse hiçbir maça kesin gözüyle bakmayacak. Taraftarın düşüncesinin takıma ne katkısı ne zararı olur ki diyebilirsiniz. Ama var. Böyle bakılan bir takıma karşı yapılan maçta tribündeki taraftarın tepkileri farklı olur. Eminim ki bu takımı da etkiler. Taraftarın maçı TAKMASI lazım. Futbolcuya "biz bu maçı istiyoruz"u hissettirmesi lazım. "Kesin yeneriz, çakarız ohooo ölümüz yeter" laflarıyla gidilen bir maçta takımınız 1-0 geriye düşerse senin(bu senin en az 25.000 kişiyi anlatıyor) edeceğin bir küfür, çekeceğin bir üff, tekmeleyeceğin o kapıların, koltukların sesi sahadaki en büyük yıldızı bile etkiler.

Tüm bunları göze alarak genel bir yorum yaparsak, bu seneki takım çok başka, çok farklı ve bu takımın taraftarının da her şeyin farkında, ileriyi gören insanlardan oluşması lazım. Belki çoğumuzu etkilemeyecek ama, Kasımpaşa maçı benim gibi 100 kadar taraftarımıza bunu farkettirdiyse bu maçta galibiyetten fazlasını kazanmışızdır diye düşünürüm.

THIS IS IT

5 yorum:

ziggytheking dedi ki...

Sırada sizi geçen sene içerde dışarda deviren bir rakip var aman diyim ;)

ultrANIL07 dedi ki...

Bak kendi gösteriyor "Kol gibi penaltıydı" diye!

bilog dedi ki...

He şu Skibbe-Korkmaz kombolu takımı mı diyorsun? Onu yenmeyen mi kaldı ziggy? :)

ziggytheking dedi ki...

İyi ya bizde de bu sene Youla/Ümit kombosu var :)

bilog dedi ki...

Öldürmeyen Eskişehir güçlendirir :) Güçlü takımlarla karşılaşmak her zaman daha güzeldir. Güzel kapışma olacak, umarım gidebilirim maça.

 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.