28 Mart 2009

Ömrümün Daraltan İki Saati

Ne Arda o Arda'ydı. Ne Tuncay o Tuncay. Belözoğlu düşüşteki adam olmaya devam. Bu üç adam o bildiğimiz üç adam olmayınca Nihat-Semih ikilisinden bir şey beklemek saçmaydı. Hele hele sadece Nihat'tan beklemek, loto ile geçimini sürdürmeyi umut eden işsiz birinden farksız yapar sizi. Bir şey beklenecek o tek kişi Semih olarak belirlenebilirdi. Meali, Nihat'ı çıkar Semih kalsın bir kere de...

İspanya tarafına geçersek, can sıkıcı bir top kontrolleri var. Karşı takımda olsam birinin bacağını eline vermiştim. Bu konuda Türk milli takımının sabrına şapka çıkartırım.

Uzun lafın kısası, bana göre aldığımız bu sonuç İspanya'nın başarısı değil, beklenti içinde olduğumuz adamların, hem de garip bir şekilde hepsinin, beklentilerin çok altında olması ve Terim'in çok erken ve yanlış Semih değişikliği. Maçı izleyenler Terim'in şık bir ceket giymiş olduğunu görmüşlerdir. Bu takımın Bernabeu'da İspanya'ya kafa tutması için Terim'in o ceketi çıkarıp terlemeye başlaması lazımdı. Sinir bile yapmadı adam...

Emre Aşık-Hakan Balta. Gözümsünüz!

Hiç yorum yok:

 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.